02 Kasım 2008
Sınırlı sayıda üretilen biri
01 Kasım 2008
Buluşmak Üzere
Bardaktan boşanırcasına yağıyor mübarek
Öbür yanda güneş kendi keyfinde
Ne de olsa yaz yağmuru
Pırıl pırıl düşüyor damlalar
Eteklerin uça uça bir koşudur kopardın
Dar attın kendini karşı evin sundurmasına
İşte o evin kapısında bulacaksın beni
Diyelim için çekti bir sabah vakti
Erkenceden denize gireyim dedin
Kulaç attıkça sen
Patiska çarşaflar gibi yırtılıyor su ortadan
Ege denizi bu efendi deniz
Seslenmiyor
Derken bi de dibe dalayım diyorsun
İçine doğdu belki de
İşte çil çil koşuşan balıklar
Lapinalar gümüşler var ya
Eylim eylim salınan yosunlar
Onların arasında bulacaksın beni
Diyelim sapına kadar şair bir herif çıkmış ortaya
Çakmak çakmak gözleri
Meydan ya Taksim ya Beyazıt meydanı
Herkes orda sen de ordasın
Herif bizden söz ediyor bu ülkenin çocuklarından
Yürüyelim arkadaşlar diyor yürüyelim
Özgürlüğe mutluluğa doğru
Her işin başında sevgi diyor
Gözlerin yağmurdan sonra yaprakların yeşili
Bi de başını çeviriyorsun ki
Yanında ben varım...
Can Yücel
Kaldırımdaki Gözyaşı
...
Yağmur şiddetini artırıyordu.Yüzüne düşen her bir damla aklında başka bir anıyı canlandırıyordu.Üşümüştü ama önemli değildi.Kaldırıma oturdu,taşlara baktı.Belki de onların yerinde olmak istemişti.Ne de olsa hep bir aradaydı kaldırım taşları.Üstlerinden onca yük geçmesine rağmen bir arada kalmasını biliyorlardı..Ama o.Onlar.Kaldırım taşları gibi değildiler.Kaldıramayacakları kadar yük vardı üstlerinde.Taşımaya kalksalar belki de kırılacaklardı.
Ellerini yüzüne kapattı.Yağmur iyice hızlanıyordu.Gözlüklerinin camları iyice ıslanmış,elindeki kağıt parçası yok olmaya başlamıştı.Neydi elindeki kağıt?Belki bir hevesle aldığı biletin bir parçası,belki o muhteşem günden kalma gazeteden bir bölüm,belki de defterden koparılmı bir anıydı.Ama gittikçe eriyor,gittikçe yok oluyordu.
Kağıda baktı,kaldırım taşlarına baktı ve tutamadığı gözyaşını kaldırıma bıraktı.Bir dala gözyaşı bırakmıştı sadece.Ama o gözyaşının içinde neler vardı kim bilir... Kırmızı-beyaz olan taşların tam ortasına düştü gözyaşı.O bile ne yapacağını bilememişti belki de.Ortada kalmıştı.Yağmur yağdı gözyaşı kayboldu.
Kaybolan gözyaşı umut muydu,acı mıydı,mutluluk mu?Belki de hepsi vardı içinde.Peki onun içinde ne kalmıştı?Acı mı,hüzün mü,isyanlar duyguları mı?Belki de hepsi.
Ayağa kalktı.Gidecek bir yeri olmadığına inanıyordu ya da inandığı yere gidemiyordu.Yağmur sustu,o yürüdü.Arkasına bir kez daha baktı.Kaldırım taşları parlıyordu yağmur sularından kalma izlerle.O parıltılar bir şey ifade ediyor muydu?O anda hiç bir şey anlam ifade etmiyordu.Her şey o kadar boş ve basitti ki...
04 Ekim 2008
Alengirli Şablonlar
Tıklayınız
Tıklayınız
Tıklayınız
Tıklayınız
Tıklayınız
